Tuğrul Eraç (@twltter07013850) 's Twitter Profile
Tuğrul Eraç

@twltter07013850

Gazeteci,
Basın Danışmanı,
Ece Deniz'in Babası,
Beşiktaş'lı 🦅

ID: 1693270879

calendar_today23-08-2013 08:20:12

12,12K Tweet

1,1K Followers

1,1K Following

Tuğrul Eraç (@twltter07013850) 's Twitter Profile Photo

Bir işveren düşünün; kendi sektörü dışında bir sektörde de iş kurmaya karar veriyor, bu iş için personeller alıyor ve daha iş ortada yokken onlara her ay maaş ödemeye başlıyor. Bunu yaparken elbette ki insanlara sık sık umut tacirliği yapmayı da ihmal etmiyor, onların vaktini

Tuğrul Eraç (@twltter07013850) 's Twitter Profile Photo

2-0 öndeyken, moral ve oyun açısından da rakipten üstünken bu maçın bir travmaya dönüşmesine; evimizde rakibe karşı boyun eğmemize neden olan, muhteşem imza töreninin hakkını veremeyen ve kaptanlığı asla hak etmeyen Orkun Kökçü ve VAR'a gerek kalmadan zaten kırmızı kart olması

İlber Ortaylı (@ilberortayligsu) 's Twitter Profile Photo

24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da 26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da 28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da 29 yaşında Picardie Manevraları'nda 30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda 31 yaşında Balkan Savaşları'nda 32 yaşında Edirne'de 33 yaşında Sofya'da 34

24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da
26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da
28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da
29 yaşında Picardie Manevraları'nda
30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda
31 yaşında Balkan Savaşları'nda
32 yaşında Edirne'de
33 yaşında Sofya'da
34
Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Ankara'da Beşiktaş'a gönül vermiş üç liseli gencin 1994 yılında, Etap Altınel'e bahçe kapısından kaçak girerek, Feyyaz Uçar ile röportaj yapma hayalini paylaşmak istiyorum. youtube.com/watch?v=ND9pM9…

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Sezon: 1993-1994 Tarih: 23 Mayıs 1994 Cumhurbaşkanlığı Kupası final maçı sonrası. Yer: Etap Altınel Otel, Tandoğan - Ankara Muhabirler: Ayberk Yurtsever, Tuğrul Eraç Kameraman: Münir Ertuğ

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Beşevler Kartalları arma aşkına Beşiktaş'ın peşinde... Beşiktaş, o yıllarda Ankara'ya her gelişinde Tandoğan'daki Etap Altınel Otel'de kalırdı. Biz üç liseli arkadaş ise Beşevler'de oturuyorduk ve otel evlerimize yaklaşık on beş dakika yürüme mesafesindeydi.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Beşiktaş'ın Ankara'ya gelişi bizler için adeta bayram gibiydi! Bir hafta önceden heyecanı başlardı. "Ne zaman gidelim otele, nerede bekleyelim, bir yolunu bulup nasıl içeri girelim" derdine düşerdik..Tüm bu sorular yüzünden bir gece önce uykularımız kaçardı.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Beklenen gün geldiğinde saatler öncesinden otelin yolunu tutardık. Herkes cadde tarafındaki ana kapıda uzun süre beklerdi, ancak bir tanıdığınız yoksa kapıdaki güvenlikleri atlatıp içeri girmek imkansız gibiydi. Biz ise otelin yan taraftaki bahçedeki döner kapıyı fark ettik.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Endüstriyel futbola henüz geçmemiştik o zamanlar. Üzerimizde şimdiki gibi lisanslı formalar yoktu belki ama kalbimizde BeşiktAŞK'ımız vardı. Ne forma ne de poster imzalatma derdindeydik. Fotoğraf çektirmeyi bile unutuyorduk heyecandan.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Kaldı ki hayranı olduğumuz futbolcuların lobiden otobüse geçişlerindeki o sayılı dakikalarda onları yakından görmek, sarılmak, öpmek yeterliydi bizler için. Ne eşsiz hatıralar...

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Ancak o gün, Münir, babasının video kamerasını da yanına almıştı. O dönemler için büyük teknoloji video kamera, kimselerde yok! Benim ve Tuğrul'un hedefi de gazeteci olmak, daha lise yıllarında kafaya koymuşuz. En büyük hayalimiz de idolümüz Feyyaz Uçar ile bir röportaj yapmak.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Münir daha çok babası gibi matematik kafasında, o gün dedi ki 'Ben kameraman olurum, siz röportajı yaparsınız.' Futbolcular yavaş yavaş odalarından çıkıp lobiye inmeye başladı. Biraz sonra takım otobüsü ile ayrılacaklar. İlk olarak hızlı adımlarla gelen Şifo Mehmet'i görüyoruz.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Sonra birden Feyyaz ve Küçük Metin (Metin Uzun) beliriyor. Bizden büyük ağabeylerimizle fotoğraf çektirirken, bizler kendi aramızda son hazırlıkları yapıyoruz. Ne heyecan ama...

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Aslında o gün Feyyaz Uçar ile röportaj yapma hedefimize çok yaklaşmıştık, hatta hızlı adımlarla yanımızdan geçerken ben bir anda önüne atlayınca bir an duraksadı. Röportaj teklifinde bulundum ama maalesef takım otobüse giderken telaşla bize vakit ayıramadı.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Efsane golcümüz 'Ne çekimi? Ceza yerim çocuklar' deyince biz de fazla ısrar edemedik elbette. Yine de kamerayı fotoğraf makinesi sanıp, bir an için objektife gülümsemesi bile yetmişti bize. Bir de tokalaşıp öpüşmüştük üstelik.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Başka kimler yoktu ki! Kaptan Rıza, Recep Çetin, 'Sarı Fırtına' Büyük Metin (Metin Tekin), Küçük Ali (Ali Günçar), Madida, Nartallo ve otobüsün orta kapısının merdivenlerinde 'genç yetenek' Sergen Yalçın...Hepsini yakından görmüştük, bazılarıyla tokalaşmıştık. Daha ne olsundu?

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Okula gidince sınıftaki tüm arkadaşlarımıza yaşadıklarımızı anlatmıştık. Doksanlı yılların başlarında Beşiktaş'ın Gordon Milne yönetiminde üst üste şampiyonlukları sebebiyle, birçok okulda olduğu gibi bizim Deneme Lisesi'ndeki her sınıfta da Beşiktaşlıların ezici çoğunluğu vardı.

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Yıllar sonra Tuğrul ile hayallerimizi gerçekleştirip, ikimiz de muhabir olmayı başardık. O televizyonculuğu tercih etti, ben ise gazeteciliği...

Ayberk Yurtsever (@ayberkyurtsever) 's Twitter Profile Photo

Meslek hayatlarımızda Tuğrul TRT'de ben Hürriyet'te birçok ünlü isimle röportajlar yaptık belki ama o röportaj ikimizin de içinde her zaman bir 'uhde' olarak kaldı. Umarım gelecekte bir gün 'yarım kalan' o röportajı yaparız...Belki de 32 yıl sonra...