İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşım Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hukuka ve tüm mevzuata uygun diplomasının iptal edilmesine ilişkin karar sonrası Türkiye demokrasisi maalesef bir başka evreye geçmiştir.
Hatırlatmak gerekir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız
Birleşmiş Milletler,
İslam İş Birliği Teşkilatı,
Yüzlerce Devlet, STK,
Rutinini, hayatını, canını riske atan şu sivillerin binde biri kadar etkili ve içten olamadınız. Tarih hiçbirini unutmayacak, hepsini yazacak.
21. Yüzyılın en büyük utancı olarak kalacak Gazze.
#NAZIsrael
Menajer Ayşe Barım 248 gün tutuklu kaldıktan sonra avukatlarına ve yakınlarına haber verilmeden tahliye edildi.Gazetecilerin yardımı ile bir benzin istasyonuna getirildi.Yakınlarına ulaşması sağlandı. İnsan onurunu zedeleyen bu tür davranışlar hukuka aykırı. Hukuk hepimize lazım.
Sumud filosu; 46 ülkeden 497 aktivist, 47 gemiden oluşuyor.
Eğer gemi sayısı 47 değil de 1000'lerce olsaydı ve onlarca ülke donanması eşlik etseydi ne değişirdi? Çok şey...
İşte bu yüzden aktivizmin her boyutu önemli. İcraatten, boykota kadar. Twit atmak bile, bu bile önemli.
Sadece Ayşe Barım için söylemeyelim, bir tutukluyu serbest bıraktıktan 36 saat sonra yeniden tutuklamak psikolojik işkencedir. Bir insana yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri. İnfaz değil intikam kararıdır bunlar.
İnsanların çoğunun ömür boyunca çalışıp kazanamayacakları parayı bir dakika çok küçük bir azınlığa kazandıran sistemdir kapitalizm. Ve de insanlık için bir utançtır.
Filistin, Sudan, Doğu Türkistan...
Mazlumun adı, ırkı, dili, dini, milleti, ülkesi değişse bile zulme uğrayan hep aynı insan. Hep aynı masum ruh.
Ve zulme uğratan aynı zalim ruh.
21. Yüzyılda şeytan bu surette görünüyor en çok.
Değişen tek şey zulme verdiğimiz ses olsun artık.