Bana kendimi hatırlatan insanlarla görüşmek çok iyi geliyor. Kim olduğumu, neye benzediğimi anımsadığım sohbetlerde ruhum varlığını hatırlatıp bir anda pırıl pırıl ışıldıyor. Ve bu artık çok nadir zamanlara özel kaldı. Çevrem yabancılarla örülü, geçip giden zaman onlara maruz
Blue marble, fine china. But nothing makes me happy. A million lambent oysters, orgiastic
pearls of caviar, do not make me happy. I have lost my appetite for spring.
Önceleri delirmenin korkutucu olduğunu düşünürdüm. Şimdilerde bu düşünce beni çok rahatlatıyor. Hatta içten içe istediğimi fark ediyorum. Sanki aklımdan sorumlu olmak zorunda kalmayacağım bir durum, huzur verecekmiş gibi.
Aynı sektörlerde ün kazanmış malum erkeklerin taciz ifşalarının karşısında sessizliğe gömülen ünlü hesaplar, faillerin yanında olup 'belki yapmamıştır ya' sözleriyle patriyarkayla olan mücadelemizin köstekleri, makul olmayı bırakın artık!
Ellerime kına yakmak biraz olsun ait hissettiriyor, kadınların neden ördüğünü anlayabiliyorum artık, kınalı elimde örgülerim var, yanı başımda bi bardak soğuk sütüm. Dışarıda sigara içen annemi izliyorum ve yaşlanan babamı. Yirmi yedi yaşımdan merhaba..