Yunus Emre (@yepinar) 's Twitter Profile
Yunus Emre

@yepinar

Nasıl?

keyiflihayat.com

ID: 97190178

calendar_today16-12-2009 11:33:07

2,2K Tweet

371 Followers

2,2K Following

Yunus Emre - Keyifli Hayat Kanalı (@keyiflihayatknl) 's Twitter Profile Photo

Yeni video YouTube kanalında yayında 🚀 📀▶️ Anksiyete ve Depresyon Hikayesi Bölüm 1: Benim Başıma Neler Geldi? Yorumlarınızı beklerim 😊

Yunus Emre - Keyifli Hayat Kanalı (@keyiflihayatknl) 's Twitter Profile Photo

Sevgili Burak SU abiyi kanalımda konuk ettim. Üniversiteye yeni başlayacak arkadaşlar için güzel tüyoların bulunduğu uzuuun bir sohbet oldu. Çok yakında YouTube'da paylaşacağım. Takipte kalın 😊

Yunus Emre (@yepinar) 's Twitter Profile Photo

Selam👋 Ben Kommunity Türkiye ile "Ankara Ekim Buluşması 🐔" etkinliğine katılıyorum. Sen de bize katıl🤗 kommunity.com/digitalminds/e…

Abdullah Reha Nazlı (@reha37) 's Twitter Profile Photo

Baba figürü nasıl kızlar için bir içgüdüdel ihtiyaçsa; şefkat de erkekler için ihtiyaçtır. Karşı cinsten gelecek saf sevgi. Sürekli kendi çıkarlarını düşünen ve kendisini yöneten eşinden bunu alamıyorlar. Kendisini seven bir kız çocuğu sevilmek isteyen buruk yönünü tamir edecek.

Can Deger (@candeger) 's Twitter Profile Photo

ya ben piton ogrencem, bana python icin proje fikirleri lazim, ben bunlari yapayim o sirada ogreneyim istiyorum, diyenlerdenseniz.. buyrun 100 proje ve egzersiz... afied! github.com/zhiwehu/100_pl…

Yunus Emre (@yepinar) 's Twitter Profile Photo

Abi bugün iş hayatına sıfırdan başlayacak olsaydın, ilk 5 yıl hangi yaşam becerilerini öğrenmek için çabalardın? 😊 Görkem Çetin

Mazid Ahadi (@ahadi12dr) 's Twitter Profile Photo

"Eğer her şey çocukluk dönemi ile açıklanırsa, o zaman her şey bir başkasının kusuru olarak değerlendirilir ve insanın kendi sorumluluğunu üstlenme gücüne duyulan güven de küçümsenmiş olur." Erik Erikson, s.130

"Eğer her şey çocukluk dönemi ile açıklanırsa, o zaman her şey bir başkasının kusuru olarak değerlendirilir ve insanın kendi sorumluluğunu üstlenme gücüne duyulan güven de küçümsenmiş olur." Erik Erikson, s.130