İskenderun limanı 2 gündür yanıyor. 1999 depreminde İPRAŞ yangınında beceriksiz dedikleri hükümet rafineri ve liman yangınlarında uzman bir uluslararası kurumu davet edip yangını söndürmüştü.
Bugün üçücü gün, dondurucu soğuklar sürüyor. Siz değerli siyasiler, aldığınız aylıkların içinden, geçiminiz için “asgari ücret” kadar olanını alıp, bir yıllık aylığınızı deprem görenlere bağışlar mısınız?
Haydi görelim sizi benim imanlı, aziz milletvekillerim.
Bir de şöyle bir şey var. İstanbul’da oturduğum evi kontrol ettirmek için defalarca belediyeye başvurdum. Her seferinde aynı yanıtı aldım: 1999 depreminden sonra yapılan binalar sağlam, onları kontrol etmiyoruz! Ve kontrol ettirmeyi başaramadım.
Celal Şengör geçen hafta Hatay’ın bir öncekinden 1 magnitude derecesi küçük yani 6,5 civarında bir depreme hazırlıklı olması gerektiğini söylemişti. Bilimden başka tutunacak dal olmadığı çok açık.
Erdoğan halkın halinden anlayamaz çünkü artık dünyanın en zenginleri arasında.
Dostları emekli Yusuf Amca, esnaf Fatma Teyze, çiftçi Osman Dayı değil.
Gerçek dostları Katar Emiri, Suudi Prensi, Ürdün Kralı, Birleşik Arap Emirlikleri Prensi.
Halk, onun için sadece oy kaynağı.
Dayımla yengem koyu Akp’li. Bana misafir geldiler. Pazar günü de oy kullanmak için de Mersin’e gideceklerdi. Dedim ben alırım biletinizi. Almadım, şimdi de yer bulamıyorlar. Şu an ikisi bana yan yana küfrediyorlar ama olsun, iki oy kârdayız arkadaşlar! 😎