hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile
hEKTOR

@kefeli141

Felsefe-Matematik-Edebiyat-Şiir-Spinoza-Ulus Baker-Oğuz Atay-Turgut Uyar-Arkadaş Z. 📚 Her kıymetli şey zahmetli olduğu kadar nadirdir de.

ID: 332154788

calendar_today09-07-2011 09:22:40

3,3K Tweet

2,2K Takipçi

1,1K Takip Edilen

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

Hayatın anlamını arama. Bu çok Hristiyan bir reflekstir. Hayatın yoğunluğunu ara. Bir anı, bir düşünceyi, bir karşılaşmayı daha yoğun yaşayıp yaşamadığına bak. Anlam sonra gelir ya da hiç gelmez. Ama yoğunluk varsa, sorun yoktur.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

Spinoza şunu yaptı: Ahlakı duyguya bırakmadı. Tanrı’yı hikayeye bırakmadı. Hayatı sezgiye değil, ilişkilere bağladı. Ve ben matematikçi olarak şunu fark ettim: Bu adam sözle değil, yapıyla konuşuyor.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

Kar, gürültüyü yere yatırır. İnsanlar fark etmez ama şehir kar yağınca yavaşlar. Düşünce de o zaman konuşmaya cesaret eder.

Kar, gürültüyü yere yatırır.
İnsanlar fark etmez ama şehir kar yağınca yavaşlar.
Düşünce de o zaman konuşmaya cesaret eder.
hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

Ben yeni yıldan hiçbir zaman şunu dilemedim: “Daha iyi olsun.” Şunu diledim hep: “Biraz daha boşluk olsun.” Çünkü boşluk varsa oluş olur. Saat 12’ye yaklaşıyor. Ama biz acele etmeyelim. Yeni yıl, zaten kendi kendine geliyor. Bir süre daha eski yılda oturalım.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

Conatus şu değildir: “Hayatta kalma hırsı” “Güçlü olma isteği” Conatus şudur: Varlığın, kendi varlığını sürdürme eğilimi. Ama nasıl? – kavga ederek değil – bağırarak değil – kendini dayatarak değil uygun ilişkiler bularak.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

11/ Uyaran obezitesi çağında düşünmek, neredeyse bir direnme biçimidir. Belki de yapabileceğimiz tek şey, arada bir durmak ve zihnimizin ne kadar yorulduğunu fark etmektir.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

10/ Çünkü bazen iyileşme, eklemekle değil, çıkarmakla başlar. Düşünme gösterişli değildir; sessizdir, yavaş ilerler ve bu yüzden kıymetlidir.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

9/ Zihnin doğal ritmi ile dijital dünyanın hızı uyumlu değil. Belki de kendimize şu soruyu sormalıyız: Zihnimizi daha çok beslemek mi istiyoruz, yoksa onu biraz hafifletmek mi?

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

8/ Bu kez daha sessiz, daha ağır ve daha belirsiz bir yorgunluk olarak. Burada bir ahlak meselesi yok. Kimseyi suçlamak anlamsız. Bu bir yaşama biçimi sorunu.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

7/ Çünkü düşünmek zaman ister, sabır ister, bazen de acı ister. Uyaran obezitesi ise acıyı geçici hazlarla bastırır. Ama bastırılan her şey geri döner.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

6/ Sindirilmeyen her şey ağırlık yapar. Yorgunluk biraz da buradan gelir. Bu yüzden insanlar artık derinlikten çok hızla rahatlar; düşünmek yerine geçmek, anlamak yerine kaydırmak seçilir.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

5/ Bu bir bilgi sorunu değildir. Bilgi her yerdedir. Asıl sorun, bilginin zihinde kalacak bir yer bulamamasıdır. Zihin sürekli tüketir ama hiçbir şeyi sindiremez.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

4/ Oysa düşünce boşlukta doğar. Boşluk olmadığında fikirler büyümez, sadece tekrar eder. Uyaran obezitesi tam da burada başlar: Zihin, anlam yerine tepkilerle yaşamaya alıştırılır.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

3/ Eskiden düşünmek için yalnızlığa ihtiyaç vardı. Şimdi yalnızlık bile bir uyarana dönüşüyor. Sessizlik, dayanılır bir hal olmaktan çıkıyor; hemen doldurulması gereken bir boşluk gibi algılanıyor.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

2/ Ekranlar açık, sesler sürekli, görüntüler akıyor. Buna rağmen içimizde büyüyen şey bir canlılık değil, bir ağırlık. Sanki zihin, kendini beslemeden şişirmeyi öğrenmiş bir organ gibi.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

Uyaran Obezitesi Üzerine Kısa Bir Deneme 1/ Artık yorgunluğumuzun adını koymak zorundayız. Çünkü bu yorgunluk çalışmaktan değil, duramamaktan geliyor. Zihin hiç olmadığı kadar uyarılıyor ama hiç olmadığı kadar az düşünüyor.

hEKTOR (@kefeli141) 's Twitter Profile Photo

Gücün pervasızlığı yeni değil. Yeni olan, buna şaşırmamamız. İnsanlar artık olan bitene inanmıyor; sadece alışıyor. Alışmak, rıza değildir denir. Doğru. Ama itirazsızlık, rızanın en sessiz halidir. Belki de bugün yapılacak tek şey şudur: Normal denilene biraz uzun bakmak.