İsrail’in Filistin halkına uyguladığı zulüm artık sadece bir savaş meselesi değil, bir insanlık dramıdır. Hastanelerin bombalandığı, çocukların hedef alındığı, sivillerin açlık ve susuzlukla terbiye edilmeye çalışıldığı bir dünyada adaletten bahsetmek ne kadar mümkün?
Milyonlarca ağaç dikmeliyiz dağa - taşa; yanan ormanlarımızı yeşertmek için.. Bir de Dar ağacı dikmeliyiz şehrin meydanına; ağaca kadına, çocuğa kıyanları asmak için..
Dünyaya karşı rahat olmayanın, sebepleri ve nedenleri stres yapanın imanı şüphelidir. Her şey olacağına varır, yoksul da ölür zengin de. Mazlum da kalmaz geride, zalim de. Herkes yok olup gider bu dünyadan. Geriye herkesin imanı kalır sadece.
Bir Türk kadınının paylaşımı:
“Arkadaşlar, biz gerçek Atatürkçüler kâfir ya da dinsiz değiliz! Allah’a inanırız.
Peygamber Efendimiz’den dinimizi, Atatürk’ten de insanı ve hukuki haklarımızı öğrendik.”
BİZ NELER YAŞADIK,KİMSE BİLMİYOR
O gün sıradan bir pazar günüydü. Sabah Fatih yanımdaydı. Gülüyorduk. Yan yanaydık.
Akşamına ben kardeşimi kaybettim.
Saat 20:03’tü. Babamın telefonu çaldı. Arayan canım oğlum Fatih’ti.
“Fatih arıyor baba” dedim.
Babam açtı.
“Efendim oğlum” dedi.