Beklentilerimden, arzularımdan artık vazgeçmişim. Ne yaparsam yapayım, olacak olanın olduğunu idrak etmişim. Sonrası derin bir sükut; yağan kar, esen rüzgâr, akıp giden zaman..
“Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!”