Tezer Özlü'nün dediği gibi: “Tenhalığı seviyorum. Sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı, kendimi saklamayı ve de sınırlarımı.”
Bir sızıyı unutmaya çalışarak geçen bir hayatın, en güzel yerinde sana rastladım. Sen hanımelleri kokuyordun, tanımıştım seni. Bir kaç ölüm ve bir kaç yaşam geçti omuzlarımın üzerinden ve sen, ellerinle beni avuttun. Ellerin sevilecek bir şeydi. Sen, yaşamak güzelmiş gibiydin.